Jeff Bezos’un kurucusu olduğu Blue Origin, uydu internet alanında dengeleri değiştirmeyi hedefleyen TeraWave projesini kamuoyuna duyurdu. SpaceX’in Starlink ağı ve Amazon’un Project Kuiper girişimiyle şekillenen pazara giren şirket, bireysel aboneler yerine yüksek bant genişliği ihtiyacı olan kurumsal ve stratejik müşterilere odaklanıyor.
TeraWave sisteminin en dikkat çekici özelliği, saniyede 6 terabit (Tbps) veri aktarım kapasitesine ulaşabilecek şekilde tasarlanması oldu. Bu hız, günümüzdeki tüketici internet standartlarının çok üzerinde bir performans sunarken, küresel veri trafiğinin önemli bir bölümünün uzay üzerinden yönlendirilmesini mümkün kılacak.
Proje kapsamında Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) ve Orta Dünya Yörüngesi (MEO) olmak üzere toplam 5 bin 408 uydu konuşlandırılması planlanıyor. LEO uydularının 144 Gbps’e kadar hız sağlaması, MEO uydularının ise gelişmiş optik bağlantılar sayesinde terabit seviyesinde kapasite sunması öngörülüyor.
TeraWave, bireysel kullanıcılar yerine veri merkezleri, bulut servis sağlayıcıları, kamu kurumları ve savunma sanayii gibi yaklaşık 100 bin özel müşteriyi hedefliyor. Yükleme ve indirme hızlarının eşit olması, büyük veri setleriyle çalışan kurumlar açısından önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor.
Sistemin altyapısı, uyduların kendi aralarında ve yeryüzüyle lazer tabanlı optik iletişim kurmasına dayanıyor. Radyo frekanslarına kıyasla çok daha yüksek kapasite sunan bu teknoloji, aynı zamanda dinlemeye karşı daha güvenli bir iletişim ortamı sağlıyor. Bu yapı, özellikle yapay zeka odaklı veri merkezlerinin artan işlem ve veri aktarım ihtiyacını karşılamak açısından kritik görülüyor.
Blue Origin, TeraWave uydularının uzaya fırlatılmasına 2027 yılının son çeyreğinde başlamayı hedefliyor. Fırlatmaların, şirketin Kasım 2025’te başarılı test uçuşları gerçekleştiren New Glenn roketiyle yapılması planlanıyor.
