Adalet Bakanlığı tarafından hazırlandığı belirtilen yeni yasal düzenleme taslağı, cinsiyet değişikliği süreçleri, tıbbi müdahaleler ve kamuya açık davranışlara ilişkin kapsamlı değişiklikler içeriyor. Taslak metnin gerekçesinde aile kurumunun korunması, toplumsal değerlerin güçlendirilmesi ve çocuklara yönelik koruyucu önlemlerin artırılması hedefleri vurgulanıyor.
İddiaya göre düzenleme kapsamında cinsiyet değişikliği talebinde bulunacak kişilerin mahkeme izni alması zorunlu olacak. Bu iznin verilebilmesi için belirli şartların sağlanması öngörülüyor. Buna göre başvuru sahibinin 25 yaşını doldurmuş ve evli olmaması gerekecek. Ayrıca talepte bulunan kişinin, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen bir araştırma hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporunu sunması şart koşulacak. Bu raporun, en az üçer ay arayla yapılacak dört ayrı değerlendirme sonucunda hazırlanması planlanıyor.
Taslakta, mahkeme izni olmaksızın gerçekleştirilecek cinsiyet değişikliğine yönelik tıbbi müdahalelerin yasaklanması ve bu kurala aykırı hareket edenlere ağır cezalar verilmesi de yer alıyor. Şartlara aykırı müdahalede bulunanlara 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve yüksek miktarda adli para cezası öngörülüyor. Müdahalenin çocuklara yönelik olması veya yetkisiz kişilerce yapılması durumunda cezaların artırılması planlanıyor.
Düzenleme yalnızca tıbbi süreçlerle sınırlı değil. Taslakta, kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında değerlendirilen bazı fiillere yönelik cezaların da artırılması öngörülüyor. Buna göre, kanunda belirtilen şartlara aykırı biçimde cinsiyet değişikliği yaptıran kişilere de hapis cezası verilmesi gündemde. Ayrıca alenen teşhircilik suçuna ilişkin ceza aralığının yükseltilmesi ve belirli davranışların teşvik edilmesine yönelik yaptırımlar getirilmesi planlanıyor.
Söz konusu taslak henüz yasalaşmamış olup, kamuoyuna yansıyan bilgiler Türkiye Gazetesi’nde yer alan haberlere dayanıyor. Düzenlemenin nihai şeklinin, yapılacak değerlendirmeler ve Meclis süreci sonrasında netleşmesi bekleniyor. Taslağın yasalaşması halinde, hem sağlık uygulamalarında hem de ceza hukukunda önemli değişiklikler gündeme gelebilir.
