Alman otomotiv devi Volkswagen, zayıflayan talep ve artan küresel rekabet karşısında üretim stratejisinde önemli bir değişikliğe hazırlanıyor. Şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume, Osnabrück fabrikasının geleceğine ilişkin yürütülen çalışmaları kamuoyuna açıkladı.
Blume, dünyanın siyasi ve ekonomik vizyonlarının ele alındığı uluslararası bir kongrede yaptığı konuşmada, Almanya’nın kuzeyindeki Osnabrück tesisine yeni bir işlev kazandırmak istediklerini belirtti. Mevcut durumda üretimden çekilmesi planlanan fabrikanın, savunma sanayi üretimine entegre edilmesi için çeşitli şirketlerle temas halinde olduklarını ifade etti.
Blume, Volkswagen’in doğrudan silah üreticisi olmayacağını vurgulayarak, şirketin bu alandaki faaliyetlerinin daha çok askeri lojistik ve taşıma çözümlerine odaklanacağını söyledi. Ancak uluslararası basında yer alan haberlere göre, şirketin İsrailli savunma firması Rafael Advanced Defense Systems ile stratejik iş birliği ihtimali üzerinde durduğu öne sürüldü.
Söz konusu görüşmelerin merkezinde, Osnabrück fabrikasında Demir Kubbe hava savunma sistemi için ağır hizmet kamyonları ve jeneratör gibi kritik bileşenlerin üretimi yer alıyor. Bu adım, Avrupa’da savunma harcamalarının arttığı ve yeniden silahlanma sürecinin hız kazandığı bir döneme denk geliyor.
Alman hükümeti ise konuya ilişkin doğrudan yorum yapmaktan kaçınırken, otomotiv sektöründeki dönüşümü yakından takip ettiklerini belirtti. Yetkililer, istihdamın korunmasına katkı sağlayacak girişimlere destek verdiklerini ifade etti.
Yaklaşık 2 bin 300 kişinin çalıştığı Osnabrück tesisi, halihazırda Porsche markasının Cayman ve Boxster modelleri ile T-Roc Cabriolet üretimini gerçekleştiriyor. Fabrikanın savunma sanayine yönlendirilmesi, şirketin binek araç segmentindeki kayıplarını telafi etme ve mevcut istihdamı koruma stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan plan, Almanya’da siyasi ve hukuki tartışmaları da beraberinde getirdi. Sol Parti Milletvekili Mirze Edis, İsrail ile yapılacak savunma iş birliğinin Berlin’i savaş suçlarına ortak edebileceğini savundu. Hukuk uzmanları Torsten Menge ve Aidan Simardone ise Uluslararası Adalet Divanı kararlarına atıfta bulunarak, insan hakları ihlalleriyle ilişkilendirilen bir orduya ekipman sağlanmasının uluslararası hukuk açısından risk oluşturabileceğini dile getirdi.
Uzmanlar ayrıca, Volkswagen’in II. Dünya Savaşı dönemindeki geçmişine işaret ederek, şirketin yeniden bir çatışma bağlantılı üretim sürecine dahil olmasının “tarihsel açıdan hassas ve tartışmalı” bir adım olacağı görüşünü paylaştı.
